kodun karanlik labirenti – bolum 1: c sharp (c#) ve microsoft hegemonyasi

selam beyler, terminali biraz kenara birakin, bugun su meshur c sharp (c#) denilen nane ile kodlama dunyasina giris yapiyoruz. hani su microsoft’un “her sey benim olsun, her yer benim olsun” diyerek piyasaya surdugu, syntax olarak java’ya benzeyen ama ruhu biraz daha kurumsal kokan dil. madem bir yerden baslayacagiz, bari bu sistemin buglarini ogrenerek baslayalim. c“kodun karanlik labirenti – bolum 1: c sharp (c#) ve microsoft hegemonyasi” yazısının devamını oku

dijital distopya – bolum 1: akilli sistemler ve kolelik

selam beyler, terminali acik tutun. son yazidan sonra siyaset vitesini biraz bosa aldik ama bu dijital coplukte sakin kalmak da bir yere kadar. madem “bir sure siyaset yok” dedik, o zaman rotayi hepimizin her gun maruz kaldigi o “akilli” ama aslinda islemci israfindan baska bir sey olmayan teknolojik illuzyonlara kiralim. yeni serimiz hayirli olsun, formati“dijital distopya – bolum 1: akilli sistemler ve kolelik” yazısının devamını oku

gundem 2

gene bbc’yi actim, antep fistigina “yesil altin” demisler. bbc travel’dan biri gelmis fistik guzellemesi yapiyor. dunyada fuzeler havada ucusuyor, iranli gocmenler “hayal kuramiyorum” diye röportaj veriyor, bunlar baklava hamuru aciyor. ayni su modern frameworkler gibi; arka planda database error verip duruyor, bunlar hala butonun border-radius degeriyle ugrasiyor. sistem cokuyor beyler, fistikli baklava kurtarmaz sizi. sonra“gundem 2” yazısının devamını oku

gundem 1

bbc turkceye baktim yine ayni terane. iran gitmis hint okyanusuna füze sallamis, menzil 4 bin kilometre diyorlar. sorsan dunya modernlesti, teknoloji cagindayiz falan filan.. ulan 4 bin kilometre oteye demir yigini firlatmak mi modernlik? bizim blogger tayfasi simdi baslar “ay cok korkunc x platformunda hashtag acalim” diye. sizin o hashtagleriniz sunucu odasindaki fan gürültüsü kadar“gundem 1” yazısının devamını oku

ilk blog yazısı

Selam. Aslında uzun zamandır aklımdaydı bir şeyler karalamak, kendime ait bir köşe olsun istiyordum. Hani insanın aklına gün içinde binbir türlü düşünce gelir, sonra hepsi uçup gider ya, işte onlar artık burada kalsın istiyorum. Çok planlı programlı, janjanlı bir giriş yapmak istemedim. Öyle “merhaba dünya” klişelerine falan da girmeyeceğim hiç. Sadece ben, dağınık düşüncelerim, belki“ilk blog yazısı” yazısının devamını oku